DGS Türkçe Testleri çöz

DGS Türkçe Testleri

DGS Türkçe Anlatım Biçimleri Test

DGS Türkçe Anlatım Biçimleri Test

DGS Türkçe Anlatım Biçimleri Test

DGS Türkçe Anlatım Biçimleri Test - çöz

DGS Türkçe Anlatım Biçimleri Test
DGS Türkçe Anlatım Biçimleri Test


Soru 1


Ben, uzun öğle teneffüslerinde, güneş iliklerimi uyuşturmuş, karıncaları seyrediyorsam gelir uyandırırdı. "Haydi durma Ahmet, bak arkadaşların voleybol oynuyor." Ben, suç üstünde yakalanmış gibi utanırdım. Beştaş oynayanları seyretmiyordum, badem yiyen çocuklara iştahla bakmıyordum fakat gene de utanırdım.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

Soru 2


Ankara'ya düşen her bir kar tanesine minnettar olmalıyız. Susuzluğa alışmanın zorluğunu yaşadıktan sonra hele. Artık kar yağdıktan sonraki dondurucu soğuklar bile insanları etkilemiyor. Yeter ki bol bol yağsın. Dişleri takırdatan soğuklar içimizi ısıtıyor çünkü. Büyük bir coşkuyla karşılanıyor Ankara'da kar, çığlıklarla bağrışmalarla.

Bu parçada aşağıdaki duyuların hangilerinden yararlanılmıştır?

Soru 3


Bu akşam semavi bir etek gibi,

Sakin duruşunla hoştun ey deniz!

Sevdasız avare bir yürek gibi,

Hicran dalgasından boştun ey deniz!

Bu dörtlüğün anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

Soru 4


Tüm Akdeniz havzası boyunca yenebilir deniz ürünlerinin ayrıntılı bir dökümünü yapan Alan Davidson, farklı tatları bir araya getiriyor. Etkileyici çalışmasını ender bulunan 240 kadar yemek tarifiyle destekleyen Davidson, bu alandaki en yetkin eserlerden birini veriyor.

Bu parçanın anlatımında ağır basan anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

Soru 5


Bir kuş sesi gelir dudaklarından

Gözlerin gönlümde açan nergisler,

Düşen bir öpüştür yanaklarından

Mor akasyalarda ürperen seher

Bu dörtlükte şairin kullandığı anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

Soru 6


Sulamaya bağımlı günümüz tarımı, dünyadaki yer altı su kaynaklarını tüketiyor. Dünyanın üçüncü en büyük tahıl üreticisi olan Hindistan tamamen sulamaya dayalı tarım yapıyor. Tarım alanlarının yarısından çoğunun sulama suyunu yer altı kaynaklarından aldığı Hindistan'da su kuyularının sayısı 1950'de üç bin iken 1990'da altı milyona ulaştı.

Bu parçanın anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

Soru 7


Hazırlandık, kalın paltolarımızı giydik, atkılarımızı boynumuza sardık, kasketlerimizi başımıza geçirdik, geminin merdiveninden inip rıhtıma ayak bastık. Yüzümüze soğuk soğuk üfleyen karanlık üzerimize yürüdü. Antrepolar başımıza yıkılacak gibiydi. Çıkış geçidinin orda, gümrük ve polis kulübesinin ışığı görülüyordu. Bu koca karanlığın içinde unutulmuş bir ışık, yerini şaşırmış bir yıldız gibiydi. Karanlığın üzerine yürüdük. Yavaş yavaş gerilemeye durdu karanlık.

Bu parçada aşağıdaki anlatım biçimlerinden hangileri kullanılmıştır?

Soru 8


Edip Cansever'in ilk şiirleri için genellikle pek olumlu şeyler söylemiyor incelemeciler. Cansever'in kendisi de katılıyor olmalı ki bu görüşe, "Yeniden"e ı'İkindi Üstü"den bir tek şiir almadığı gibi arka kapak tanıtımında bu ilk toplamın adı bile anılmıyor. Bu tutum otuz yılı aşan kendi şair serüvenine dönüp bakan bir ozanın hakkı olabilir deyip geçiyorum. "Dirlik Düzenlik"ten ise yalnız dört şiir alınmış "Yeniden"e. Dışsal gerçeklikler, yaşama sevinci öndedir burada; yalnızlıktan yakınılır, hiçlikten bıkılır ama ışıl ışıl gerçeklik alır götürür sıkıntı gölgesini.

Bu parçanın anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

Soru 9


Birlikte kül rengi bir yapıya girdiler. Uçsuza benzer bir koridorda yürüdüler. Bir dehlizi andıran bu penceresiz yer soluk lambalarla aydınlanıyordu. Duvarlar yer yer uçuk sarı, mavi, mor gibi eski boyaların beyaz badananın altından yansıdığı bir tekdüzelikle uzayıp gidiyordu. Tavana yakın birkaç oyuktan ip gibi sarkan ışık demeti olmasa insan kendini yer altında sanabilirdi. Burası yıllarca temizlenmemiş gibiydi. Yerde sigara artıkları, kağıt parçaları ve kuş ölülerini örten toz tabakası üzerinde bir gözü oyuk topal bir kedi geziyordu.

Bu parçanın anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

Soru 10


Reşat Nuri, Sabahattin Ali, Yusuf Atılgan gibi yazarların romanlarındaki Anadolu kent ve kasabalarının taşralığını açığa çıkaran öge, toplumun ve yaralı bilinçaltlarının kıskacında, ötekileşmiş, uyumsuzlaşmış insan tipleridir. Onlar, toplum içinde ama toplumdan soyutlanmış, ayakta kalmak için geleneklere sarılan ama bu geleneklerle boğulan, dayanışmadan yoksun, çaresiz kişilerdir.

Yukarıdaki parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?


Testin Enleri

Mahmut
Doğru: 10
100 Puan
nalbatsukrn
Doğru: 9
90 Puan
betul ilce
Doğru: 8
80 Puan
Sibellle
Doğru: 8
80 Puan
Cubuklu
Doğru: 8
80 Puan
Ziyaretçi
Doğru: 7
70 Puan
vesileince
Doğru: 7
70 Puan
Şeref Türkyıl
Doğru: 6
60 Puan
Seco
Doğru: 6
60 Puan
Emineyk
Doğru: 5
50 Puan